EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN SGK’NIN GÖRÜŞLERİ DOĞRULTUSUNDA, “PERSONEL BİLGİ SİSTEMİ HİZMET HESABINDA” YAPTIĞI DEĞİŞİKLİK SONRASI BAZI POLİS MEMURLARININ EMEKLİLİK YAŞININ 7 YIL ÖTELENMESİ VE YARATTIĞI HAK KAYIPLARI

Emniyet Genel Müdürlüğü, SGK le 2019 yılından bu yana yürüttükleri yazışma sonrasında, 8/9/1999’dan önce hizmeti olmayanların yaptıkları borçlanmalarla ilgili “Personel Bilgi Sistemi Hizmet Hesabında” çok önemli değişiklik yaptı. Yapılan değişikliğe göre eğer polisin 8/9/1999’dan önce hizmeti yoksa, yaptığı borçlanma sadece hizmete sayılacak emeklilik yaşını etkilemeyecektir.

Emniyet Genel Müdürlüğü uzun zamandan bu yana SGK’nın 08/06/2009 tarihli görüş yazısındaki “5510 sayılı kanunun geçici 4. Maddesi uyarınca Polis Akademisi ile fakülte veya yüksekokullarda geçen başarılı öğrenim süreleri, askerlikte geçen süreler veya borçlanma kapsamına alınmış diğer süreleri 4759 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 01.06.2002 tarihinden önce geçmiş olması şartıyla, borçlanma işleminin hangi tarihte yapıldığına bakılmaksızın tahakkuk ettirilen borcun ödenmiş olması halinde, bu süreler geçici 205. Maddede belirtilen emeklilik yaş hadlerinin tespitinde esas olan toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınacaktır…” açıklamalara göre emeklilik işlemlerini yürütmekte iken SGK’nın 2019/9 sayılı genelgesinde 24.04.2019 tarihinde yapılan değişiklik sonrasında ortaya çıkan tereddütleri gidermek amacıyla SGK’dan konu hakkında görüş talep etmiş ve uzun süren yazışmalar neticesinde SGK’nın 22.10.2019 tarihli görüş yazısındaki açıklamalar çerçevesinde emeklilik işlemlerinin yapılacağı yönünde tüm il Emniyet müdürlüklerine 30.03.2020 tarihli yazı göndererek personeli bilgilendirmiştir.

SGK’nın 22.10.2019 tarihli yazısında özetle 08.09.1999 tarihinde Emekli Sandığı Kanunda yapılan değişikliklerin 5510 sayılı yasanın geçici 4. Maddesi çerçevesinde 08.09.1999 tarihinden sonra hizmete başlayan personel için geçerli olmayacağını, özellikle hizmet borçlanması ile mesleğe başlangıç tarihinin geçmişe teşmil edilemeyeceği ifade etmiştir. SGK’nın bu görüşünün temelinde ise borçlanma işleminin bir hizmet satın alması olduğu dolayısıyla 08.09.1999 tarihinden önce fiilen görev yapılmamış olması nedeniyle bu borçlanmaların sigortalılık başlangıcının belirlenmesinde dikkate alınmayacağı değerlendirmesi yatmaktadır.

Bu görüş sonrasında EGM personeli açısından oldukça önemli mağduriyetler ortaya çıkmıştır. Çünkü EGM personeli mesleğe başladığı andan itibaren hizmet borçlanması ile emeklilik sürelerinin kısalacağı beklentisi ile hizmet borçlanmasına teşvik edilmiştir. Yıllardır emekli olacağı tarihi bilerek çalışan personel bir anda 7 yıla varan sürelerde çalışmaya devam etmek zorunda olduğunu öğrenmiş olmaktadır.

Ortaya çıkan bu hukuka aykırılığın ortadan kaldırılması için ise EGM’nin 23.03.2020 tarihli yazısı ve bu yazının hukuki dayanağı olan SGK’nın 22.09.2019 tarihli görüş yazısının Danıştay Kanunu’nun 24. Maddesi gereğince Danıştay nezdinde dava konusu yapılması gerekmektedir. Her ne kadar SGK’nın yazısının idari davaya konu olamayacağı yönünde görüşler bulunmakta ise de şahsi düşüncemiz EGM’nin uygulamasının hukuki dayanağının SGK’nın 22.10.2019 tarihli işlemi olduğu, bu SGK işlemi neticesinde EGM’nin personelin emeklilik sürelerine ilişkin düzenlemeyi tamamen değiştirmiş olmasının artık bu SGK işlemine de icrai bir nitelik kazandırdığı yönündedir. Bu nedenle farklı yöntemlerle bireysel başvurular neticesinde dava açılması mümkün ise de zaman kaybına sebebiyet vermemek amacıyla doğrudan her iki idari işleme de Danıştay nezdinde dava açılmasının daha pratik bir yol olduğu düşünülmektedir.